Çalışma Hayatının Dönüşümü
“Zamanların en iyisiydi, zamanların en kötüsüydü. Akıl ve aptallık çağıydı.”
Teknolojik gelişmeler her zaman olduğu gibi hayatımızı derinden etkiliyor. Ancak bu ve bundan sonraki yazılarda bir süre özellikle odaklanacağımız husus özellikle teknolojik gelişmelerin çalışma hayatına, istihdama yönelik etkileri olacak. Teknolojik gelişmelerin çalışma hayatına yönelik değiştirici etkisi belki de Sanayi Devrimi’nden sonra ilk defa bu ölçekte karşımıza çıkmakta. Yapay zekâ, robotlar ve teknolojik yenilikler karşısında direnemeyerek önemini yitiren meslekler ve yetkinlikler beraberinde ciddi endişeleri de getirmekte; kitlesel işsizlik, geçim sıkıntıları, maddi imkansızlıklar ve tüm bunların etken olduğu birçok sosyal problem. Esasen bu süreci bir geçiş dönemi olarak adlandırmak yerinde olacaktır. Evet taşlar yerinden oynuyor ve çok daha şiddetli şekilde oynamaya devam edecek ancak -hadi şimdilik iyimserlerin gözünden bakalım- sistem yerini, dengesini mutlaka bulacak. Nasıl ki Sanayi Devrimi döneminde de aynı süreçler olduysa yine bir şekilde düzene girecektir. Buna ek olarak yine iyimserlerin ifadesiyle birçok meslek ortadan kaybolabilir. Ancak yerine çok daha fazla meslek gelecektir. Tüm bu iyimser ifadeleri tekrar tekrar düşündüğümde belki de şimdilik çok gerçekçi bulmuyorum. Zira gerek dünya nüfusu gerek günümüz kapitalist sistemi ve gerekse tüketime nefes almak gibi bağlı insan alışkanlıkları düşünüldüğünde sistemin krize girmesi çok ağır sonuçlar doğuracaktır. Bu noktada iyimserlere katılmayarak onların tam karşısında da durmuyorum, yani bir felaket ya da bilim kurgu filmi senaryosu da çizmiyorum. Ancak özellikle teknolojik gelişmelerin istihdam açısından dünyaya büyük problemler yaratacağını düşünüyorum. Yeni meslekler ortaya çıksa bile gereken yeni nitelik ve yetkinliklere adaptasyon konusunda yavaş bir süreç izlenirse oluşacak kaos üzerine düşünülmesi gerektiğine inanıyorum.
Bu noktada sonraki yazılarımız da bu konuyla bağlantılı olacak: Temel Gelir ve Neo Luddizm
Yanıt yok